Yerel Şairlerimizin Sesi
Edebiyat, duygularımızı, düşüncelerimizi ve hayal gücümüzü kelimelere döken güçlü bir araçtır. Bu sayfada, yerel şairlerimizin eserlerini, etkinliklerini ve hayatlarına dair haberleri bir araya getiriyoruz. Her bir şair, kendi sesini, hikayesini ve bakış açısını yansıtarak, kültürel zenginliğimize katkıda bulunuyor. Bu sayfa, hem şairlerimizi tanımak hem de edebiyatın büyülü dünyasında bir yolculuğa çıkmak isteyenler için bir kaynak niteliği taşıyor. Yerel basında yer alan haberlerle, şairlerimizin sesine kulak verelim ve onların dünyasına birlikte adım atalım.

Antakya’dan Dünyaya Açılan Pencere
Şiir dünyasında kendine özgü bir yer edinen Mahmut Vural, son kitabı Eleştirmek Ne Haddime ile okurlarına derin bir şiir yolculuğu sunuyor. Kitap, insanın içsel hesaplaşmalarını, toplumla olan ilişkisini ve eleştirinin sınırlarını şiirsel bir dille sorguluyor. Vural, her bir dizede okura kendi içsel dünyasını açarken, aynı zamanda eleştirinin ne denli hassas bir denge gerektirdiğini de şiirsel imgelerle dile getiriyor.

Eleştirmek Ne Haddime
Antakya’nın zengin kültürel ve tarihsel dokusunu ilham alarak kaleme alınan Mahmut Vural’ın yeni şiir kitabı, okuyuculara bu kadim şehrin ruhunu ve evrensel temalarını sunan benzersiz bir pencere aralıyor. Eleştirmek ne Haddime adlı bu eser, hem yerel motifleri hem de evrensel insan deneyimlerini harmanlayarak, edebiyat severleri derin bir düşünce ve duygu yolculuğuna davet ediyor.

Kimya Öğretmeninden Şir Kitabı
Mahmut Vural, bu kitabında memleketi Antakya’nın çok kültürlü yapısını ve tarihsel zenginliğini şiirsel bir dille işliyor. Her bir şiir, Antakya’nın köklü geçmişinden esinlenirken aynı zamanda modern dünyanın insan ruhundaki yankılarına da yer veriyor. Vural’ın dizelerinde Antakya’nın dar sokakları, eski taş evleri, mozaiklerle süslü geçmişi birer metafor haline gelirken, bu imgelerle evrensel temalar arasında derin köprüler kuruluyor.
Şiir Köşesi
Gölge
Bir yaprak düştü usulca,
Sessizliğin ortasına.
Rüzgâr dokundu ruhuma,
Gece örttü yarına.
“
Yalnızlık
Bir iz kaldı masada,
Söylenmemiş kelimeden.
Sessizlik sardı zamanı,
Kimse bilmez derinden.
“
Sevgi
Bir ışık düştü kalbime,
Gözlerinden süzülen.
Ellerin dokundu ruhuma,
Dünya yeniden yeşeren.
.”
